Tamam artık, buraya kadar. Bu kez kesinlikle bırakıyorum. Bayadır birşey eklemiyorum, içimden gelmiyor. Daha önce bahsetip silmiş olduğum planlarımı hayata geçirmeye çalışıcam. Ondan da sıkılıcam elbette. Birşeylere alışmak ve devam ettirmek benim için hep zor olmuştur. Evet evet, çok daralmış durumdayım. Miskinliğimi üzerimden atmak istemiyorum. Ve bunu bir şekilde kullanmalıyım....
Tamam, buraya kadar demiştim. Bu blogU silmeme kararı aldım. Varlığı rahatsız etmeye başlamış olsa da, ne bir şey eklemek ne de ortadan kaldırmak gelmiyor içimden. Hiçbir şey gelmiyor. Evet, bunu daha önce de söylemiştim, ve daha bir çok kez de diyebilirim. Ne olduğunu bilmesem de, başka bir şeye ihtiyacım var. Bunu ilk hissettiğimde leş güncesi çıktı, sonrasında tekrar hissettiğimde kapanıp açılıp görünüm değişti, tekrardan aynısı derken, Artık farklı bir boyuta ihtiyacım var. Leş Güncesiden sıkıldım. Geçmişimden bahsetmekten çok sıkıldım. Bu blog başladığı gibi gitmeli devamında ve bir süre sonrasına tekrara dönüyor. Bahsettiğim şeyleri tekrar tekrar hatırlamak istemiyorum. Aslına bakarsanız, hayatımın o bölümünü bırakmak istiyorum. Sizler çok zekisiniz bunu hep söylerim, anlamışsınızdır demek istediğimi. Bilen bilir; ben de kaideyi bozmamak için yaparım bazı şeyleri.
Beynim kısa devre yapmak üzere. Eskiden olsa yeni bir ruh haline bürünür ve yeni yalanlar ortaya atarak, huylarımı, görünütümü ve geçmişimi çok rahat değiştirebilirdim. Bu iyi bile gelirdi. Ama istediğim bu değil. Ne kadar sıkılsamda içinde olduğum ruh halini seviyorum, biraz çekilmez ve zorlayıcı hatta oldukça aksi olsa da sanırım böyle daha iyiyim.
Neyse, iç dökümü oldu sanırım. Kısacası içinde LEŞ GÜNCESİ barınan herşey, ütülenip katlandı ve dolabın üzerine, en arka köşeye itildi. Öyle işte. Bitti bitti bitti bitti...